Pablo Picasso’nun Hayatı ve Eserleri

Pablo Picasso, İspanyol ünlü kübist ressam ve heykeltıraştır. Georges Braque ile birlikte başlattığı kübizm akımıyla 20. yüzyıl sanatının en önemli isimlerindendir. Ünlü ressam Picasso’nun hayatını eserleriyle beraber 7 maddeyle özetledik.

1. Picasso, 25 Ekim 1881’de İspanya’nın Malaga şehrinde dünyaya geldi. İleride babasının soyadı Don Jose Ruiz yerine, annesinin soyadı Picasso’yu kullanmayı tercih edecektir. Bir resim öğretmeni olan babası, Pablo’nun yeteneğini fark edip onu ressam olarak yetiştirdi.

Picasso’nun kendinden küçük iki kız kardeşi vardı: Lola ve Concepcion (Conchita). Conchita 8 yaşındayken öldü. Picasso o zaman 14 yaşındaydı. Yaşamı boyunca hasta insanların yanında bulunmaya pek dayanamadı.

Bilim ve Hayırseverlik, 1985

Picasso bu çalışmasını yaptığında 15 yaşındaydı. Bu eser, 1897 Ulusal Güzel Sanatlar sergisinde eleştirmenlerden övgü aldı. Daha sonra da Malaga’daki bir yarışmada altın madalya kazandı.

Mavi Dönem

2. 1900 yılında arkadaşı Casagemas’ın ani intiharı Picasso’yu derinden sarstı ve bu resimlerine yansıdı. 1901’den 1904’e kadar resimlerine mavi renk hakim oldu. Sanatçının bu dönemi “Mavi Dönem” olarak adlandırılır.

Trajedi, 1903

Tablodaki figürlerin kim olduğu ve ne yaptıkları bilinmiyor. Ancak yapılış tarzından Picasso’nun resmi arkadaşının ölümünden sonra yaptığı anlaşılıyor.

Pembe Dönem

3. 1904 Picasso için yeni bir dönemin başlangıcı. Bu tarihten itibaren bir senelik kısa bir dönemde mavi renk yerini pembeye bırakmıştı. Artık palyaçoları, sirk çalışanlarını resmetmeye başlamıştı. Bu dönem “Pembe Dönem” ya da “Sirk Dönemi” olarak adlandırılıyor. Bu dönemin ardında da Picasso hızla başka akımlara yöneldi. Kendine özgü tarzını oluşturmaya başladı.

Soytarılar Ailesi, 1905

Bu tabloda yer alan karakterlerde, eğlendirici rolleriyle çelişen ciddi bir tavır hakimdir. Grubun neyi temsil ettiğini bilmiyoruz. Ancak soytarının (Picasso’nun kendisi) elini tutan küçük kız ilgi çekicidir. Picasso’nun kaybettiği kız kardeşi ile aynı yaşlarda.

Kübizm

4. 1906’dan itibaren sanat çevreleri dikkatini Picasso’ya yöneltmeye başladı.  1907’de Georges Braque ile birlikte, daha sonra Kübizm diyecekleri akımı başlattı. Sanat tarihinde çığır açan bu akımda verdiği ilk önemli eserleri ise Pipo İçen Adam (1911) ve Şişe, Bardak ve Keman (1911) oldu. Ardından Braque ile Analitik Kübizm denilen akımı başlattılar. Birkaç sene sonra ise Sentetik Kübizm dedikleri aşamaya geçtiler.

1918’de bir Rus generalin kızı Olga Hoklova ile evlendi. 1921’de oğlulları Paulo dünyaya geldi.

1927’de Marie-Therese Walter ile tanıştı. Marie henüz 17 yaşında bir genç kızdı. Picasso evli olduğu için ilişkilerini gizlice devam ettirdiler. 1935’te eşi Olga’dan ayrıldı. 1935’te Picaso ile Marie’nin, Marie-Concepcion adını verdikleri bir kızları oldu. Çocuğa kısaca Maya diyorlardı.

Marie-Therese Walter’ın Portresi, 1939 / Maya ve Denizci Bebek, 1938

İspanyol İç Savaşı ve Guernica

5. 1936’da İspanya kendini bir iç savaşın içinde buldu. Halkçı ancak güçsüz hükümet, Franco önderliğindeki generallerin ihtilaliyle karşı karşıya kaldı. Halkçı birlikler, 1937’de Kuzey İspanya’daki Guernica kentinde toplandılar. Franco o sıralarda Alman Nazi Hava Kuvvetleri’nin yardımını sağlamıştı. Personeli İspanyol üniforması giymiş Alman pilotlardan oluşan üç filo Kuzey İspanya’ya konuşlandı. Guernica’nın Nazi uçakları tarafından bombalanmasıyla kent harap oldu, binlerce sivil öldü.

Guernica, 1937

Picasso, olaylardan çok etkilendi. Guernica ismini verdiği eserini yapmaya başladı ve şunları söyledi: “İspanya’daki savaş halka ve özgürlüğe karşı bir savaştır. Bir ressam olarak sanatın ölümüne ve gericiliğe karşı mücadele ettim. Yapmakta olduğum ve Guernica adını vereceğim bu tabloda İspanya’yı bir sefalet ve ölüm okyanusuna götüren askeri sınıfa karşı duyduğum korkuyu göstermeye çalışmaktayım.”

6. Picasso, 1945’te Françoise Gilot ile birlikte olmaya başladı. 1947’de oğulları Claude, 1949’da kızları Paloma dünyaya geldi. Birliktelikleri 1953’e kadar sürdü.

Deniz Kenarında Anne Çocuk, 1902

1967’de Mavi Dönem’de yaptığı resimlerden biri 532.000$’a satıldı. Bu fiyat o zaman için yaşayan bir ressamın eserine biçilmiş en yüksek fiyat idi.

Yaşama Veda

7. Picasso 1973’te 91 yaşında aramızdan ayrıldı. 8 yıl sonra otoportrelerinden biri açık arttırmada 5.5 milyon dolarlık rekor bir fiyata satıldı.

Ben, Picasso, 1961

 

10 Ünlü Türk Ressam ve Eserleri

Çalışmalarıyla hem Türk hem dünya sanatına önemli katkılar sunmuş, bazıları uluslararası sanat dünyasına buradakinden daha çok tanınan önemli Türk ressamlar arasından 10 sanatçıdan ve onların eserlerinden oluşan bir liste hazırladık.

1. Hoca Ali Rıza (1858 – 1939) – Çubuklu Sırtlarından İstanbul

İncelikli çalışmalarıyla bilinen Hoca Ali Rıza, doğa sevgisini resimlerine aktaran ilk Türk ressamlar arasında. Dünyada döneminin önemli okullarının kendisi ile iletişim kurmak için çabaladığı, sonrasında resim öğrenimi için İtalya’ya gidişi ayarlandığı halde Napoli’deki kolera salgını nedeniyle yurt dışına çıkamamış bir ressam Hoca Ali Rıza. Üslubu çağdaşlarından Courbet ve Corot’ya benzetilen sanatçının eserlerinde manzara, sürekli bir ilginin nesnesi olarak ağırlıklı bir yer tutar. Bu resminde de, Boğaz ve onu çevreleyen çiçekler, fıstık çamları, köşkler, taşlar, çalılar, kayıkları kendine has üslubuyla eşsiz bir manzara haline getirmiş.

 

2. Devrim Erbil (1937 – ) – İstanbul

Doğu ve Türk sanat anlayışlarını kendine özgü bir bakışla yorumlayan Devrim Erbil, Batı sanat geleneğine ve akımlarına karşı mesafeli durmuştur. Yapıtlarında çizgi çok önemlidir. Genellikle tek renk altyapı üzerine oluşturduğu eserleri,  bir tür dokuma hissi uyandırır.

 

3. Osman Hamdi Bey (1842 – 1910) – Kaplumbağa Terbiyecisi

Kaplumbağa Terbiyecisi’nin 1906 ve 1907’de çizilmiş iki versiyonu vardır. Burada gördüğünüz ikinci versiyon. İki versiyon arasındaki temel fark, ilkinde 5, ikincide 6 kaplumbağa olmasıdır.

Osman Hamdi Bey’in bu tablosunun bir yorumlanışı, artık ilham kaynağının var olmadığı dönemde, geri kalmış bir toplumu aydınlatmaya çalışan bir münevverin yorgun halini anlattığı şeklindedir.

 

4. Mustafa Ayaz (1938 – ) – Kırmızı Çoraplı Kadın

Resimde biçime önem veren sanatçının eserlerini hafifçe kaosu andıran kompozisyon içinde düzenlediği görülür. Türk ressamlar arasında ayrı bir yerde durduğu söylenebilir. Resimlerinde kadınlar, dans eden kadınlar sıkça yer alır.

 

5. Nuri İyem (1915 – 2005) – Üç Güzeller

Nuri İyem güzel, çekingen, melankolik, utangaç kadın yüzleriyle dünyamıza hitap eder. Bu yüzler hem çocukken kaybettiği ablasının birer imgesi hem de ikonik birer sembol olarak Nuri İyem sanatının önemli ögeleridir. Üç Güzeller temasını Antik Yunan ve Roma mitolojisinde görürüz. Bu üç tanrıça güzellik, doğa, cazibe ve doğurganlığı temsil eder. İyem’in de Anadolu kadınına övgü dolu bakışıdır resimleri.

 

6. Mübin Orhon (1924 – 1981) – Kompozisyon

Mübin Orhon yaşamının sonuna kadar Paris’te yaşadı, orada kendine özgü bir soyut üslup geliştirdi. Resminde nadir rastlanan imge yoğunluğu vardır.

 

7. Abidin Dino (1913 – 1993) – Uzun Yürüyüş

Abidin Dino, çeşitli sanat dallarındaki çalışmalarıyla Türkiye’de çağdaş sanatının gelişmesinde önemli emeği bulunan bir sanatçıdır.

Nazım Hikmet’in bu tablo için yazdığı şiir şöyledir:

Bu adamlar, Dino,
ellerinde ışık parçaları,
bu karanlıkta, Dino,
bu adamlar nereye gider?
Sen de, ben de, Dino,
onların arasındayız,
biz de, biz de, Dino,
gördük açık maviyi.

 

8. Ertuğrul Oğuz Fırat (1923 – 2014) – Boyalı Kuş

Çağdaş müziğin önemli bestecilerinden biri ve aynı zamanda iyi bir edebiyatçı ve Türk ressam olan Ertuğrul Oğuz Fırat, 1960 yılında annesini yitirmesi üzerine, onunla birlikte yaşadığı günleri hep anımsamak isteğiyle birdenbire resim yapmaya başladı. 1970’e kadar yaptığı resimleri sergileme imkanı olmadı. 1970’te Almanya’daki ünlü Galeri Palette’nin sahibi ile arkadaş olan bir Alman’ın resimlerini görmesi ve bu resimlerin kesinlikle Avrupa’da sergilenmesi gerektiğini düşünmesiyle resimleri ilk kez sergilendi. Resimlerinde rüya alemine ait fanteziler ile yaşamı beraber ele almıştır.

 

9. Burhan Doğançay (1929 – 2013) – Mavi Senfoni

Burhan Doğançay İstanbul’da doğdu, ilk sanat eğitimini ressam babası Adil Doğançay ve diğer bir Türk ressam Arif Kaptan’dan aldı. 20-25 yaşları arasında Fransa’da Académie de la Grande Chaumière’de eğitim aldı ve bu dönemde eserleriyle birkaç karma sergiye katıldı. 70’li yıllarda ise fotoğrafçılığa başladı.

Mavi Senfoni, bir Türk ressam tarafından yapılmış en pahalı eserdir.

 

10. Balkan Naci İslimyeli (1947 – ) – Sufi

Balkan Naci’nin eserleri kimi zaman şaşırtıcı, kimi zaman ironiktir. Dünyayı kendine has bir üslupla bazen masalsı bir biçimde, bazen acımasızlığıyla tablolarına yansıtır.

Günümüzün usta Türk yağlı boya sanatçılarının eserlerine Simurg Sanatevi‘nden ulaşabilirsiniz.