Yeni Başlayanlar için; Yağlı Boya Tablo Nasıl Yapılır?

İnsanların sanata yakın olma yanları tarih boyunca her zaman bir şekilde ortaya çıkmıştır.  İçinde yaşamış olduğu duygu durumlarını düşüncelerini bir nesneye bazen kazıyarak bazen ise çizerek yansıtmaya çalışmıştır. Zaman içerisinde ise hoşlandığı bu yaratım sürecinden keyif almaya başlamış ve daha da bulunduğu seviyeyi geliştirmeyi başarmıştır.

Erken Rönesans ta yağlı boyanın keşfiyle bu yaratım süreci daha da hızlanmış ve sanatçılar dönemin üslubuna göre hem dini hem mitoloji konularla kendi üsluplarını daha hızlı ve daha yorumsal olarak ifade etmeye başlamışlardır. Çünkü yağlı boya renk pigmentlerinin bezir yağı ile karıştırılmasıyla oluşarak hemen kurumayan bir boyadır. Bu durum sanatçının yapmış olduğu herhangi bir tuval üzerindeki hatayı rahatlıkla değiştirmesine imkan vererek daha mükemmel resim yapmasına olanak sağlamıştır.

Resim yapmanın ruhsal olarak verdiği keyif tarif edilemeyecek derecededir. İçsel yansıma olarak bir tanım yaparsak resim için yanlış olmaz sanırım. Çünkü gördüğümüzü yorumlamak, düşüncelerimizi tasarlamak ve bunların tuvale aktarılması, göz ve el koordinasyonunuzu geliştirir, bunun yanında her konuya farklı açılardan bir bakış açısı geliştirmemizi de sağlamaktadır.

’’Doğru çalışma ile herkes resim yapabilir.’’

Yağlı boya resme başlamadan önce karakalem çalışmalar yapmak çok önemlidir. Bu süreçte kare küp silindir üçgen şeklinde geometrik cisimleri çizmeye başlamak ve onları uzayda bir mekana oturtmak el ve göz koordinasyonun gelişmesini sağlayacaktır. Bir çok yapılan eskizlerle birlikte nesneler üzerindeki gölgeleri daha iyi görme ve onları kağıt üzerine yansıtmak yağlı boyada işimize çok yarayacaktır. Ayrıca zaman içinde ne çizmekten (manzara, portre, natürmort ve iç mekan resimleri) hoşlanıp ne çizmeyeceğinizi bu süreç içerisinde anlayabileceksiniz, çizmesini sevdiğiniz konular üzerinde daha hızlı gelişme kaydetmeniz sizin yararınıza olacaktır. Kendinize bir eskiz defteri yapmak ve her zaman her yerde bir şeyler karalamak daha hızlı gelişmenizi sağlayacak ve büyük bir motive kaynağı olacaktır.

Karakalemle nesneleri orantılı bir şekilde ve ışık gölge kurallarındaki incelikleri öğrendikten sonra yağlı boyaya geçmeden önce renkler üzerinden biraz fikir sahibi olmak çok önemlidir. Günümüzde bir çok yağlı boya renk tonlarını kolaylıkla bulmamız mümkündür ancak doğadaki temel renklere (Kırmızı, Sarı, Mavi ve tabi olmazsa olmaz Siyah ve Beyaz ) sahip olmak başlangıç için çok önemlidir. Çünkü bu renkleri karıştırarak diğer renkleri elde edebilirsiniz. Bu size renkleri kullanırken çok yararınıza olacaktır.

Başlangıç için sahip olmanız gerekenler;

Küçük bir tuval (Başlangıç için fazla büyük olmayan)

Kullanılacak boyalar(Temel Renkler )

Boya inceltici,

Çeşitli kalınlıklarda fırçalar,

Palet veya cam bir yüzey,

Şovale ve vernik (isteğe bağlı),

Bu malzemeleri sağladıktan sonra, zihnimizde tasarlamış olduğumuz ya da oluşturmuş olduğumuz bir kompozisyonu karakalem veya fırça vasıtasıyla tuval üzerine aktarmaya başlayabiliriz. Daha kolay yerleştirme için tuvali karelere ayırmanız çizmek istediğimiz kompozisyonu bu karelerin yardımıyla daha profesyonel bir şekilde tuvale yerleştirmenizi sağlayacaktır. Bu sayede Tuval üzerine çizmiş olduğunuz kompozisyonun boyama işlemini daha kolay ve hızlı bir şekilde yapabileceksiniz.

Tuval üzerine yerleştirmiş olduğumuz kompozisyonu renklendirmeye başlarken palete veya cam bir yüzeye hazırlamış olduğunuz boyaları ister fırçanızla isterseniz spatulayla alıp inceltici yardımıyla saydam hale getirilerek uygulamalısınız. Boyaların bu şekilde inceltilerek daha saydam hale getirilerek astar şeklinde uygulanması, nesnelerin ve figürlerin renklerinin daha kolay yerleştirilmesi, nesneler arasındaki ışık ve gölgelerin daha derin olmasını ve renkler arasında yumuşak geçişlerin verilmesi konusunda çok yardımcı olacaktır.

Fırça ile boyaları karıştırabilirsiniz ancak süreceğiniz boyayı fırçaya sürdüğünüzde fırçanın her bir yerinde boya olmamasına dikkat etmeli sadece uç kısmında boyayı almak ve sürmek daha temiz bir iş çıkarmanızı sağlayacaktır. Fırça seçimlerinde farklı büyüklüklerdeki fırçalar işinizi çok kolaylaştıracaktır. Hatta tuvalinizde astar atmak isterseniz bunun için rulo fırçaları kullanmak işinizi daha kolay ve hızlı yapmanızı sağlayacaktır. Eğer detay vermek isterseniz ince uçlu fırçalar kullanmanız çok önemlidir. Herkesin fırça tutuşu sürüşü farklıdır ancak fırçayı metal kısmının yukarısından tutmak ve diğer elinizle bir çıta veya çubuk vasıtasıyla destek sağlamak size kontrollü bir fırça kullanımı sağlayacaktır.

Yağlı boya hemen kurumadığı için sürmüş olduğunuz boyaları istediğiniz gibi üzerlerinde oynama yapabilir ve detayları kolaylıkla verebilirsiniz. Kullanmış olduğunuz teknik ve oluşturmuş olduğunuz üsluba göre tuval üzerinde oluşan kalın boya tabakası ince tabakaya göre kuruması daha uzun sürecek ve gölge bir alanda tablonuzu kuruyama bırakmak çok önemlidir. Kuruma süresince tabloya dokunmamanız oldukça önemlidir, çünkü üst kanmandaki boyanın üzerinde istemediğiniz izler oluşabilir ve boya dağılabilir.

Kuruma işlemi tamamlandıktan sonra resim herhangi bir zararı engellemek için üzerine sprey vernik veya normal sentetik vernikleri uygulayabilirsiniz. Normal vernikleri yumuşak ve geniş uçlu bir fırça vasıtasıyla çok bastırmadan sürebilir, sprey verniklerde ise resim den 20 cm uzak olacak şekilde sağa ve sola hareket ettirerek püskürtmek daha iyi sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

Tüm bu işlemlerin sonucunda eseriniz hazır ama önemli bir ayrıntı eklemekte fayda var. Yapmış olduğunuz resmi bu şekilde duvara asabilir ancak çerçeve ile daha derin ve estetik görünmesini sağlayabilirsiniz. Eserin büyüklüğüne ve içindeki renklere göre seçeceğiniz bir çerçeve ile eseriniz derinlik kazanacak ve daha anlamlı olacaktır.

 

Resim Çerçevesi Nasıl Seçilir?

Çerçeve esere bütünlük katan bir unsurdur. Bu yüzden çerçeve seçerken de esere gösterdiğiniz kadar özen göstermeniz önemli. Uygun fiyat yerine, resim ve duvarınızla en iyi uyumu sağlayacak çerçeveyi seçmeye gayret edin.

Yağlı boya tablolarda genellikle resim büyüdükçe çerçeve kalınlığını artırmak gerekir. Ancak resminiz küçük olduğu için direkt ince çerçeveye yönelmeyin. Küçük bir resimle eni fazla olan bir çerçeve gayet uyumlu olabilirler. Ancak büyük resim ile ince çerçeve genelde hoş bir görüntü arz etmez.

Küçük bir tabloya kalın bir resim çerçevesi ile derinlik katabilirsiniz. Veya büyük bir tabloya eşlik etmesi için ince bir çerçeve seçerek sadelik sağlayabilirsiniz. Nihayetinde çerçeve kalınlığının seçimi kişisel bir zevktir. Tablonun tarzı ve tablonun bulunduğu mekanın konsepti de elbette önemli unsurlardır.

Sık kullanılan iki tip resim çerçevesi çeşidi vardır: ahşap ve lamine çerçeve. Ahşap çerçeveler el yapımı olup özel işçilikle üretildiği için daha kalitelidirler. Ancak lamine çerçeveler uygun fiyatlarından dolayı daha çok tercih ediliyor. Bununla birlikte lamine çerçevelerin kalitesi gün geçtikçe ahşap çerçeve seviyesine yaklaşıyor.

Simurg Sanatevi’nin çerçeve çeşitlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Simurg Sanatevi’nden sipariş ettiğiniz tablolar için istediğiniz çerçeveyi seçin:

Standart Altın Çerçeve

Standart Gümüş Çerçeve

Akademik Altın Çerçeve

Akademik Gümüş Çerçeve

Akademik Beyaz Çerçeve

Akademik Siyah Çerçeve

Akademik Krem Çerçeve

Pablo Picasso’nun Hayatı ve Eserleri

Pablo Picasso, İspanyol ünlü kübist ressam ve heykeltıraştır. Georges Braque ile birlikte başlattığı kübizm akımıyla 20. yüzyıl sanatının en önemli isimlerindendir. Ünlü ressam Picasso’nun hayatını eserleriyle beraber 7 maddeyle özetledik.

1. Picasso, 25 Ekim 1881’de İspanya’nın Malaga şehrinde dünyaya geldi. İleride babasının soyadı Don Jose Ruiz yerine, annesinin soyadı Picasso’yu kullanmayı tercih edecektir. Bir resim öğretmeni olan babası, Pablo’nun yeteneğini fark edip onu ressam olarak yetiştirdi.

Picasso’nun kendinden küçük iki kız kardeşi vardı: Lola ve Concepcion (Conchita). Conchita 8 yaşındayken öldü. Picasso o zaman 14 yaşındaydı. Yaşamı boyunca hasta insanların yanında bulunmaya pek dayanamadı.

Bilim ve Hayırseverlik, 1985

Picasso bu çalışmasını yaptığında 15 yaşındaydı. Bu eser, 1897 Ulusal Güzel Sanatlar sergisinde eleştirmenlerden övgü aldı. Daha sonra da Malaga’daki bir yarışmada altın madalya kazandı.

Mavi Dönem

2. 1900 yılında arkadaşı Casagemas’ın ani intiharı Picasso’yu derinden sarstı ve bu resimlerine yansıdı. 1901’den 1904’e kadar resimlerine mavi renk hakim oldu. Sanatçının bu dönemi “Mavi Dönem” olarak adlandırılır.

Trajedi, 1903

Tablodaki figürlerin kim olduğu ve ne yaptıkları bilinmiyor. Ancak yapılış tarzından Picasso’nun resmi arkadaşının ölümünden sonra yaptığı anlaşılıyor.

Pembe Dönem

3. 1904 Picasso için yeni bir dönemin başlangıcı. Bu tarihten itibaren bir senelik kısa bir dönemde mavi renk yerini pembeye bırakmıştı. Artık palyaçoları, sirk çalışanlarını resmetmeye başlamıştı. Bu dönem “Pembe Dönem” ya da “Sirk Dönemi” olarak adlandırılıyor. Bu dönemin ardında da Picasso hızla başka akımlara yöneldi. Kendine özgü tarzını oluşturmaya başladı.

Soytarılar Ailesi, 1905

Bu tabloda yer alan karakterlerde, eğlendirici rolleriyle çelişen ciddi bir tavır hakimdir. Grubun neyi temsil ettiğini bilmiyoruz. Ancak soytarının (Picasso’nun kendisi) elini tutan küçük kız ilgi çekicidir. Picasso’nun kaybettiği kız kardeşi ile aynı yaşlarda.

Kübizm

4. 1906’dan itibaren sanat çevreleri dikkatini Picasso’ya yöneltmeye başladı.  1907’de Georges Braque ile birlikte, daha sonra Kübizm diyecekleri akımı başlattı. Sanat tarihinde çığır açan bu akımda verdiği ilk önemli eserleri ise Pipo İçen Adam (1911) ve Şişe, Bardak ve Keman (1911) oldu. Ardından Braque ile Analitik Kübizm denilen akımı başlattılar. Birkaç sene sonra ise Sentetik Kübizm dedikleri aşamaya geçtiler.

1918’de bir Rus generalin kızı Olga Hoklova ile evlendi. 1921’de oğlulları Paulo dünyaya geldi.

1927’de Marie-Therese Walter ile tanıştı. Marie henüz 17 yaşında bir genç kızdı. Picasso evli olduğu için ilişkilerini gizlice devam ettirdiler. 1935’te eşi Olga’dan ayrıldı. 1935’te Picaso ile Marie’nin, Marie-Concepcion adını verdikleri bir kızları oldu. Çocuğa kısaca Maya diyorlardı.

Marie-Therese Walter’ın Portresi, 1939 / Maya ve Denizci Bebek, 1938

İspanyol İç Savaşı ve Guernica

5. 1936’da İspanya kendini bir iç savaşın içinde buldu. Halkçı ancak güçsüz hükümet, Franco önderliğindeki generallerin ihtilaliyle karşı karşıya kaldı. Halkçı birlikler, 1937’de Kuzey İspanya’daki Guernica kentinde toplandılar. Franco o sıralarda Alman Nazi Hava Kuvvetleri’nin yardımını sağlamıştı. Personeli İspanyol üniforması giymiş Alman pilotlardan oluşan üç filo Kuzey İspanya’ya konuşlandı. Guernica’nın Nazi uçakları tarafından bombalanmasıyla kent harap oldu, binlerce sivil öldü.

Guernica, 1937

Picasso, olaylardan çok etkilendi. Guernica ismini verdiği eserini yapmaya başladı ve şunları söyledi: “İspanya’daki savaş halka ve özgürlüğe karşı bir savaştır. Bir ressam olarak sanatın ölümüne ve gericiliğe karşı mücadele ettim. Yapmakta olduğum ve Guernica adını vereceğim bu tabloda İspanya’yı bir sefalet ve ölüm okyanusuna götüren askeri sınıfa karşı duyduğum korkuyu göstermeye çalışmaktayım.”

6. Picasso, 1945’te Françoise Gilot ile birlikte olmaya başladı. 1947’de oğulları Claude, 1949’da kızları Paloma dünyaya geldi. Birliktelikleri 1953’e kadar sürdü.

Deniz Kenarında Anne Çocuk, 1902

1967’de Mavi Dönem’de yaptığı resimlerden biri 532.000$’a satıldı. Bu fiyat o zaman için yaşayan bir ressamın eserine biçilmiş en yüksek fiyat idi.

Yaşama Veda

7. Picasso 1973’te 91 yaşında aramızdan ayrıldı. 8 yıl sonra otoportrelerinden biri açık arttırmada 5.5 milyon dolarlık rekor bir fiyata satıldı.

Ben, Picasso, 1961

 

10 Ünlü Türk Ressam ve Eserleri

Çalışmalarıyla hem Türk hem dünya sanatına önemli katkılar sunmuş, bazıları uluslararası sanat dünyasına buradakinden daha çok tanınan önemli Türk ressamlar arasından 10 sanatçıdan ve onların eserlerinden oluşan bir liste hazırladık.

1. Hoca Ali Rıza (1858 – 1939) – Çubuklu Sırtlarından İstanbul

İncelikli çalışmalarıyla bilinen Hoca Ali Rıza, doğa sevgisini resimlerine aktaran ilk Türk ressamlar arasında. Dünyada döneminin önemli okullarının kendisi ile iletişim kurmak için çabaladığı, sonrasında resim öğrenimi için İtalya’ya gidişi ayarlandığı halde Napoli’deki kolera salgını nedeniyle yurt dışına çıkamamış bir ressam Hoca Ali Rıza. Üslubu çağdaşlarından Courbet ve Corot’ya benzetilen sanatçının eserlerinde manzara, sürekli bir ilginin nesnesi olarak ağırlıklı bir yer tutar. Bu resminde de, Boğaz ve onu çevreleyen çiçekler, fıstık çamları, köşkler, taşlar, çalılar, kayıkları kendine has üslubuyla eşsiz bir manzara haline getirmiş.

 

2. Devrim Erbil (1937 – ) – İstanbul

Doğu ve Türk sanat anlayışlarını kendine özgü bir bakışla yorumlayan Devrim Erbil, Batı sanat geleneğine ve akımlarına karşı mesafeli durmuştur. Yapıtlarında çizgi çok önemlidir. Genellikle tek renk altyapı üzerine oluşturduğu eserleri,  bir tür dokuma hissi uyandırır.

 

3. Osman Hamdi Bey (1842 – 1910) – Kaplumbağa Terbiyecisi

Kaplumbağa Terbiyecisi’nin 1906 ve 1907’de çizilmiş iki versiyonu vardır. Burada gördüğünüz ikinci versiyon. İki versiyon arasındaki temel fark, ilkinde 5, ikincide 6 kaplumbağa olmasıdır.

Osman Hamdi Bey’in bu tablosunun bir yorumlanışı, artık ilham kaynağının var olmadığı dönemde, geri kalmış bir toplumu aydınlatmaya çalışan bir münevverin yorgun halini anlattığı şeklindedir.

 

4. Mustafa Ayaz (1938 – ) – Kırmızı Çoraplı Kadın

Resimde biçime önem veren sanatçının eserlerini hafifçe kaosu andıran kompozisyon içinde düzenlediği görülür. Türk ressamlar arasında ayrı bir yerde durduğu söylenebilir. Resimlerinde kadınlar, dans eden kadınlar sıkça yer alır.

 

5. Nuri İyem (1915 – 2005) – Üç Güzeller

Nuri İyem güzel, çekingen, melankolik, utangaç kadın yüzleriyle dünyamıza hitap eder. Bu yüzler hem çocukken kaybettiği ablasının birer imgesi hem de ikonik birer sembol olarak Nuri İyem sanatının önemli ögeleridir. Üç Güzeller temasını Antik Yunan ve Roma mitolojisinde görürüz. Bu üç tanrıça güzellik, doğa, cazibe ve doğurganlığı temsil eder. İyem’in de Anadolu kadınına övgü dolu bakışıdır resimleri.

 

6. Mübin Orhon (1924 – 1981) – Kompozisyon

Mübin Orhon yaşamının sonuna kadar Paris’te yaşadı, orada kendine özgü bir soyut üslup geliştirdi. Resminde nadir rastlanan imge yoğunluğu vardır.

 

7. Abidin Dino (1913 – 1993) – Uzun Yürüyüş

Abidin Dino, çeşitli sanat dallarındaki çalışmalarıyla Türkiye’de çağdaş sanatının gelişmesinde önemli emeği bulunan bir sanatçıdır.

Nazım Hikmet’in bu tablo için yazdığı şiir şöyledir:

Bu adamlar, Dino,
ellerinde ışık parçaları,
bu karanlıkta, Dino,
bu adamlar nereye gider?
Sen de, ben de, Dino,
onların arasındayız,
biz de, biz de, Dino,
gördük açık maviyi.

 

8. Ertuğrul Oğuz Fırat (1923 – 2014) – Boyalı Kuş

Çağdaş müziğin önemli bestecilerinden biri ve aynı zamanda iyi bir edebiyatçı ve Türk ressam olan Ertuğrul Oğuz Fırat, 1960 yılında annesini yitirmesi üzerine, onunla birlikte yaşadığı günleri hep anımsamak isteğiyle birdenbire resim yapmaya başladı. 1970’e kadar yaptığı resimleri sergileme imkanı olmadı. 1970’te Almanya’daki ünlü Galeri Palette’nin sahibi ile arkadaş olan bir Alman’ın resimlerini görmesi ve bu resimlerin kesinlikle Avrupa’da sergilenmesi gerektiğini düşünmesiyle resimleri ilk kez sergilendi. Resimlerinde rüya alemine ait fanteziler ile yaşamı beraber ele almıştır.

 

9. Burhan Doğançay (1929 – 2013) – Mavi Senfoni

Burhan Doğançay İstanbul’da doğdu, ilk sanat eğitimini ressam babası Adil Doğançay ve diğer bir Türk ressam Arif Kaptan’dan aldı. 20-25 yaşları arasında Fransa’da Académie de la Grande Chaumière’de eğitim aldı ve bu dönemde eserleriyle birkaç karma sergiye katıldı. 70’li yıllarda ise fotoğrafçılığa başladı.

Mavi Senfoni, bir Türk ressam tarafından yapılmış en pahalı eserdir.

 

10. Balkan Naci İslimyeli (1947 – ) – Sufi

Balkan Naci’nin eserleri kimi zaman şaşırtıcı, kimi zaman ironiktir. Dünyayı kendine has bir üslupla bazen masalsı bir biçimde, bazen acımasızlığıyla tablolarına yansıtır.

Günümüzün usta Türk yağlı boya sanatçılarının eserlerine Simurg Sanatevi‘nden ulaşabilirsiniz.